TUĞÇE TEKMEN
Hizmetler

I'm a paragraph. Click here to add your own text and edit me.

I'm a paragraph. Click here to add your own text and edit me.
MATRIX ENERGETICS
& SİSTEM VE
AİLE DİZİMİ
Çalışmalar skype ile
bireysel ve grup şeklinde yapılabilmektedir
Matrix Energetics
Matrix Çalışması algımızın farklılaşmasıdır esasen. Bu bir anlamda bildiklerimizi unutmak ve tahminimizin dışındaki olasılıklara açılmaktır. Matrix’i hiç denememiş biri doğaüstü bir olay yaşanıyormuş gibi düşünebilir ancak modern fiziğin yaklaşımları tekniği daha net açıklamaktadır. Doktor Richard Bartlett yaratmış olduğu bu sisteme “bilincin teknolojisi” adını vermiştir. Matrix, şifa çalışmalarına ya da telkine veya hipnoza dayanan bir teknik değildir. Uygulayıcı olarak öncelikle bedene biyolojik bir bilgisayar gibi bakarız ve en önemlisi süreç boyunca gerçekten bir şey bilmediğimizi kabul ederiz çünkü değişimin önünü kesen zihnimizin koşullanmış, limitli algısıdır.
Bir diğer yandan, Matrix’i yaşamak anlatmaktan kesinlikle çok daha kolaydır. Uygulayıcı olmak isteyenlerin hiçbir şey bilmesine gerek yoktur; pratik olarak oldukça kolaydır.
Aile Dizimi
Yaşam, anne karnında başlayan bir süreçtir. Bu yolculuğa başlarken bizi hayata getiren aile bireyleri, onların benimsediği kültür ile değerler, inançlar ve davranış biçimleri kimliğimizin oluşumunda büyük rol oynar. Kuşkusuz, gelişimimizi etkileyen ve bizi biz yapanlar bu kadarla sınırlı değildir.
Yirminci yüzyılda psikanaliz kuramı içinde geliştirilmiş olan bilinçaltı kavramı, görünen bilinç durumlarının çok daha derinlerinde var olan bir başka bölgeyi tanımlamak için ortaya atılmıştır. Bilinçaltı, tıpkı bilinçli zihnimiz gibi canlıdır. Ancak o tanımlanmış, görünen kimliklerimizden çok daha fazla bilgiyi barındırmaktadır.
Kişiliğimizin arka planında işlemekte olan bu muazzam veri alanına ulaşabilmek için günümüzde çeşitli teknikler mevcuttur. Aile Dizimi bu anlamda şimdiye kadar ortaya çıkmış en köklü çalışmadır. Aile Dizimi fenomeni, bilinçaltının çeşitli tepkiler doğurabilmesinin ana nedenini kişinin bağlı olduğu genetik zincirde yer alan aile bireylerine bağlamaktadır. En kısa biçimde söylemek gerekirse, bilinçaltımız köklerimizin deneyimleridir. Bizim bu hayata gelmemize vesile olmuş olan üst nesillerin tanımlanmamış, es geçilmiş duyguları bizim üzerimizden kendini yeniden göstermeye çalışır. Yaşam içinde olumsuz ruh halleri yaratan, fiziksel hastalıklara sebep olan ve biz farkına bile varamadan zihnimizi sınırlayan her türlü koşullanma geçmişin kalıntısıdır.
Aile Dizimi çalışmalarında tüm bu alt benliklere (ya da bastırılmış duygulara) bakılır. Onların bilinçli tarafımız tarafından yeniden işlemden geçirilmesi sonucunda ise kişiler yaşamlarına yeni bir perspektiften, koşullanmamış bir vizyondan bakma şansına sahip olurlar.
Çalışmada neler olur?
Karşımdaki kişiye önce neyi değiştirmek istediğini sorarım. Üzerinde çalışılacak olan konunun duygusal, zihinsel, fiziksel olması bir şeyi değiştirmez; nitekim bilgi alanıyla çalışmaktayız. Bedene iki noktadan dokunabilir ya da dokunmadan, yanında bile olmadan çalışabilirim.
Uygulama esnasında kişi bedeninde bir takım çözülmeler ya da sıkışmalar hissedebilir. Bazen de geriye doğru düşer veya ileri doğru adım atar. Her bir farklılığın kendi içinde anlamı vardır. Bu hareketler bilgi alanının güncellenmesi şeklinde düşünülebilir. (Konuya dair açıklamalara yazılarda yer vereceğim.) Güncellenmekte olan, kaynağını hiç bilmediğimiz sıkıntıların kayıtları bedenin hafızasında mevcuttur. "Hafıza nerede peki?" diye sorarsanız bunun bilimsel açıklamasını veremem ama ben çalışırken geçmişte yaşanmış bir duruma göre ortaya çıkmış birçok resim, ses, tat, koku verisini katman katman ayırıp hissederim. Datalar oldukça kişiseldir, dolayısıyla bildiğimiz bilimsel metodoloji ile gidersek bir teknik yaratamayız. Uygulayıcı her kişiye açık olmalı ve "bilmeme" halini tutabilmelidir. Çalışmanın işleyişi anca sadece "yargısız gözlemci" etkisi ile mümkündür.
Bunların dışında, kaslar ve DNA bedenin diğer tüm bölümleri gibi, dış dünyadan gelen sinyallere çeşitli tepkiler vermektedir . Ancak, şöyle de bir durum var ki, beden (özellikle kaslar), bazen gün içinde dışarıdan gelen sinyallere (etkilere) eşdeğer tepkiler veremez. Çocukken dayak yediği için hassaslaşmış ve kasılmış bir omuz kası, dış dünyayı daha farklı yakalayacaktır. Yani, karşısında onu gerçekten tehdit eden bir durum olmasa dahi, belirli olaylar karşısında omuz bölgesi daha fazla gerilebilir. Sırf bu nedenle (eski iç bilginin tetiklenmesi), o kas normalden çok daha fazla mücadele verecek ve daha çabuk yorulmaya başlayacaktır. Zaman içinde farkına varılmaz ise de daha acılı durumların içine girebilme potansiyeli oluşacaktır.
İnsanlarla çalışmaya başladığımda, ben hiç dokunmamış olmama rağmen beden kendini rahatlatıp esnetmeye ve hafiflemeye başlar. Kalp bölgesinin de hareketlenmesiyle nefes düzenlenir ve kişiler bulundukları kalıbın farklılaştığını hissederler. Bu, algının (beş duyunun) ve duyumsanan bölgelerin kapsama alanının açılması demektir. Hiçbir öğreti ya da kurama takılmadan oldukça sade ve basit bir şekilde yaşanan kalp açılımı, zihnimiz tarafından da idrak edildiğinde, yaşamaya dair yarattığımız eski ve işlevsiz kalıplar zincirleme reaksiyon halinde çökecektir.
Şimdilik kısa bir şekilde anlatmaya çalıştığım Matrix uygulaması oldukça ucu açık ve kendi içinde gelişen bir bakış açısıdır.
Çalışmalarımda en çok rastladığım konular: İyileşmeyen ya da tanısı bulunamayan ağrılar, hissizlik, uyuşma gibi fiziksel olaylar. Duygu yönünden bakacak olursak da karmaşık aile ilişkileri ve geçmişte yaşanmış çöküntüler, çözülememiş duygusal tıkanıklıklar ve strese bağlı zihinsel sorunlar. Ancak başta dediğim gibi konuları "fiziksel ya da psikolojik kökenlidir" diye ayırmanın bir anlamı yoktur. Matrix'te "hastalık tedavi ediyorum" demenizin de mümkünatı yoktur çünkü bedenin lisanı farklıdır. "Bu bir hastalık" diyen zihnimizdir. Önceden tanımlanmış kalıplara odaklı olan zihin sistemi çözüm sürecinde ne kadar sessiz olursa, biz de o kadar çabuk işi sonuçlandırabiliriz.