TUĞÇE TEKMEN
Hakkımda
Matrix ve Ben
1982 yılında İstanbul, Caddebostan'da doğdum. İlkokula Özel Efdal Ana ve İlkokulu'nda başlayıp 50. Yıl Cumhuriyet İlkokulu'nda bitirdim. Ardından ortaokul ve liseyi 1993-2000 yılları arasında Üsküdar Amerikan Lisesi'nde okudum. 2000-2006 yılları arasında da İstanbul Bilgi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde eğitimimi tamamladım.
Şu an yapmakta olduğum iş ise, bunca yıl aldığım pozitif bilim tabanlı eğitim sisteminden bir hayli farklı bir sistematiğe dayanmaktadır. Bahsedeceğim alanlarla olan ilişkim çocukluk yıllarında, henüz ilkokul çağına bile gelmeden ortaya çıkmış vaziyetteydi. İlk olarak uzaylılara ve antik medeniyetlere kafayı takmıştım. Zihnimde sürekli başka dünyaları hayal etmeye ve paralel olarak rüyalarımda da oldukça sıradışı deneyimler yaşamaya başlamıştım. Okuma yazma öğrendikten sonra da annemin kitapları ya da dedemin ansiklopedileri olsun hepsini büyük bir merakla karıştırır hale gelmiştim.
Ortaokula geçtiğimde, annemin ezoterizm ve enerji tıbbına olan ilgisi kitap okumanın dışına çıkarak pratik hayatta da kendini göstermeye başlamıştı. Evimize dünyanın çeşitli yerlerinden konuşmacıları, yazarları ve bilim insanlarını davet ederdi. Açıkçası o yıllarda ben de bu fırsatların hiçbirini kaçırmaz ve eve gelen her misafirden olabildiğince bilgi almaya çalışır ve soru sorardım. Sene 1998'e geldiğinde Türkiye'ye yeni gelmiş olan Reiki uygulaması ile tanıştım. Hocam Nilgün Thomson, o dönemde Amerika'da, Seattle'daki bir hastanede bu uygulamayı yapmaktaydı. Annemle birlikte yeni öğrendiğimiz bu tekniği çevremizde isteyen kim varsa uygulamaya koyulmuştuk. Onca yıl sürecek olan bu çalışmalara ilk başladığımızda, kendisi bana ileride hayat felsefem olacak bir cümle aşılamıştı: “Uygulama yoksa bilginin de bir önemi yoktur.” Bu cümle benim ilk mihenktaşım olmuştur diyebilirim. Yıllar boyunca bu sıradışı kadının peşinden hiç ayrılmadan hem onun aldığı eğitimlere hem de danışanlarıyla yürüttüğü uygulamalara katıldım.
1997 ile 2012 yılları arasında geçen araştırma dolu bu büyüleyici dönemde, doğal olarak içinde bulunduğum bilgi ve uygulamaların ileride bana bir meslek olarak geri döneceği hususunda hiçbir fikrim yoktu. Bu çocukluk ve gençlik merakımı hiç bozmadan sürdürebilmiş olmam, ilginç bir biçimde, esas şu an yapmakta olduğum Matrix Energetics çalışmasının da temel mantığını oluşturduğunu söyleyebilirim.
Yine aynı zamanlarda, okuldan mezun olduktan sonra ilk olarak reklam sektörüne adım atmış bulundum. Ancak fikir üretmek keyifli gibi görünse de iş hayatına dair istediğim şeyin ofis hayatı olmadığını anlayacaktım. İki sene boyunca M.A.R.K.A ve Güzel Sanatlar Saatchi & Saatchi firmalarında yazarlık stajı yaptıktan sonra 2008 yılında alan değiştirerek Women's Health dergisinde sağlık editörü oldum. Bu derginin aynı zamanda web editörlüğünü de üstlendim. Reklam serüveni sırasında grafik tasarımı alanında da temel bilgileri öğrendiğimden, dergide çeşitli illüstrasyonlar ve tasarımlar yapma fırsatım oldu. Şu anki adıyla Group Medya ve Bilgi Teknolojileri Yayınevi'nde bulunduğum süre boyunca yayınları yapılan başka birçok dergide de yazılarım yayımlandı.
Ancak tarih 2012 Haziran'ı gösterdiğinde, onca yıllık titreşimsel tedavi (tamamlayıcı tıp da diyebiliriz) öğrenimim boyunca karşılaştığım en akıl dışı, hızlı ve yaşadığımız teknolojik çağa hitap edebilen bir teknikle tanıştım. Amerikalı Doktor Richard Bartlett'ın ortaya çıkarmış olduğu bu yöntem bana tam anlamıyla beni anlattı. Zaten henüz Almanya'daki eğitime gitmeden önce annem hızlı davranıp Richard'ın Seattle'daki workshop'una katılmış ve bana oradan telefon açıp “Tuğçe, kızım bu tam senin işin” demişti. Freiburg kentinin bir kasabasında, Black Forest'ın tam karşısında yer alan, eski pagan kalıntılarını halen içinde barındıran ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen uzmanların daimi olarak seminer düzenlediği bu merkeze artık her yıl gidecektim.
Matrix Energetics adı verilen bu uygulamada isterseniz hiç konuşmadan kişilerin bedenlerini ve algılarını değiştirmeniz mümkündür. İşe başlarken uygulayıcı olarak sadece karşımdaki kişiye niyetini (hangi sıkıntısına bakmak istediğini) sorarım. O niyete dair bedende bir takım değişimler yaşanacaktır. Çalışma ayakta uygulanır ve beden kendiliğinden ben dokunmasam bile (şuan skype üzerinden de çalışmaktayım) hareket etmeye başlar.
Geçen 23 yıl boyunca anladığım bir diğer en önemli husus da şu oldu diyebilirim: Gerçekte hastalık diye bir şey yoktur, sadece güncellemesi yapılmamış bilgiler bedenin titreşimini ve formunu bozmaktadır. Arkadaşlarım bana bu noktada “tesisatçı” ismini taktılar çünkü karşımdakinin vücudunu artık iç içe geçmiş birçok holografik yapı şeklinde görüyorum ve aynı kabloları tamir eden ya da kaçak elektrik sistemini düzenleyen biri gibi çalışıyorum diyebilirim. Karşıdan gelen niyete dair açılan bu hologramları görebilen, beynin hayal gücü bölümü denilen ve analitik bölüme göre milyar kat daha hızlı veri proses edebilen kısmını yıllar boyunca uyanık tuttuğum için bu konuda eğitimler de vermeye başladım. Başta imkansız gibi görünenleri, “bilmeyi” bırakabilen, çocuk ruhunu ve heyecanını koruyabilmiş insanların da kolaylıkla yapabildiğini gördüm.
Çalışmayı biraz daha açacak olursam, bedenin ben çalışırken yaptığı hareketlerin bedenin kendi zekasından ileri geldiğini söylemem gerekir. Zihnin baskılarından kurtulan beden 1-2 saat gibi çok kısa sürede oldukça muazzam değişimler yaşayabilmektedir. Bu nedenle artık kişilerin psikolojik sıkıntılarının yanı sıra fizyoterapi alanında uzman bir arkadaşımla da son üç yıldır birlikte çalışmaktayım. Kas, iskelet sorunlarından, duruş bozukluğundan tutun da topuk dikeni gibi oldukça spesifik problemlere de bakmaktayım.
Bu arada hikayeyi biraz başa alacak olursam, 2003 yılında yine annem ile birlikte “Sistem ve Aile Dizimi” ile tanışmıştım. Yıllar içinde de uygulayıcısı oldum. Fenomenolojik yaklaşıma sahip olan Aile Dizimi metodu bir psikoterapi çalışmasıdır ve şuuraltını düzenleme üzerine geliştirilmiştir. Şuuraltı, eski kayıtlardan (kalıtımsal olarak geçen duygulardan) gelen bilgileri güncelleyemediği (yani mantık bölümüne geçiş yapamadığı) takdirde, insanlarda ilkel davranışların ortaya çıkmasına ya da çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet vermektedir. Beynin nörolojik bağlantılarına etki eden bu teknik ile yine bedeni güncellemeye dair çalışan Matrix Sisteminin birbirine bu kadar entegre olabilmesi kesinlikle heyecan verici. Nitekim, çok eski kadim geleneklere ve esasen köklü ritüellere dayanan bir çalışmanın, modern fizik ve torsion fizik alanlarının bile yeni yeni açıklamakta olduğu bu kuantum alanı çalışmasına idrak boyutunu katmış görünmektedir.
Günümüzde farkındalık denilen olay muhabbetle ya da yeni bilgiler öğrenmekle kalıcı hale gelemez. Beyin çok karmaşıktır; her şekilde bizi yanıltacaktır. Dolayısıyla farkındalığın zihinde değil bedende duyumsanması gerekmektedir. Çalıştığım kişiler, yaşamış oldukları sıkıntıları farklı bir şekilde, tıpkı bilgisayar gibi yeniden tanımladıktan sonra asla başa dönemezler. Dahası, insanlar kendi kendilerine de eski davranış ve inanç kalıplarının farkına varıp onları bırakabilme refleksine sahip olmaya başlarlar.
Son olarak tüm anlattıklarıma eklemek istediğim bir diğer şey de, yıllardır kamp ve doğa hayatına yönelmiş olduğumdur. Hayat ve iş benim için nasıl olsa aynı şeye dönüşmüş vaziyette ve kendi beden sağlığımı da korumak adına doğaya yakın yerleşim alanlarında bulunmak bundan sonra benim için esas olacaktır.
Kısa cv:
1993-2000 Üsküdar Amerikan Lisesi
2000-2006 İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü
2006-2007 M.A.R.K.A / Metin yazarı (staj)
2007-2008 Güzel Sanatlar Saatchi & Saatchi / Metin yazarı (staj)
2008-2013 Women's Health Dergisi / Sağlık ve web editörü
2013-2015 Şapka Danışmanlık / Danışman (Matrix Energetics ve Aile Dizimi uygulayıcısı)
2015-2018 İnsanagüven (Trusthuman Academy) / Danışman (Matrix Energetics ve Aile Dizimi uygulayıcısı)
2018-2020 Tardis İletişim / Danışman (Matrix Energetics ve Aile Dizimi uygulayıcısı)